Su Bilgi ve Yaşam
Su Bilgi ve Yaşam Kapısı Su bilgi ve Yaşam

Bültenlerimizi almak isterseniz E-posta adresinizi yazınız.

Bizi Takip Edin


Hakan Kabasakal - Tedirgin yaşamlar





Kıyılarını ıslatan denizle dost olmayı bir türlü beceremeyen karadaki İstanbullular, denizdeki hemşehrilerinin yaşama hakkını hiçe saydıkça, geçmişin sayfalarını dolduran balıklar birer ikişer uzaklaştılar kentin kıyılarından...

Deniz biyoloğu Hakan Kabasakal




Sadullah Ayaşlı’nın 1937 yılında Cumhuriyet Matbaası tarafından yayımlanan Boğaziçi Balıkları adlı eseri, İstanbul kıyılarının bir zamanlar kelimenin tam anlamıyla bir balık cenneti olduğunu hatırlatan betimlemelerle dolup taşar. Ayaşlı’nın kaleme aldığı her sayfa, rengârenk, kıpır kıpır, irili ufaklı balıklarla dolu geçmişe açılan birer penceredir.

Bir zamanlar İstanbul kıyılarının balık kaynadığını görürsünüz bu pencerelerden baktığınızda. Kulağına kar suyu kaçmış kırgın palamutlarının kıyılara vurduğu, orkinoz peşinde koşan oltacıların yakaladıkları büyük beyazları seyirlik canavarlar olarak panayır çadırlarında halka teşhir ettikleri, buram buram balık kokan geçmişin öyküleri bugün bizlere masal gibi gelse de, bir zamanlar hemen her kış yaşanan sıradan olaylardı.

Fakat, kıyılarını ıslatan denizle dost olmayı bir türlü beceremeyen karadaki İstanbullular, denizdeki hemşehrilerinin yaşama hakkını hiçe saydıkça, geçmişin sayfalarını dolduran balıklar birer ikişer uzaklaştılar kentin kıyılarından. İstanbul’un dillere destan balık bolluğu artık o kadar geride kaldı ki…

Her gün milyonlarca insanın atıklarını kabullenmek zorunda olan bir denizde hayatta kalmaya çalışmak çok zorlu bir yaşam mücadelesi olmalı. Gelişme uğruna deniz yaşamının gözden çıkarıldığı her kıyı kentinin yakınında bu zorlayıcı yaşam mücadelesi görülebilir. Kaçabilenlerin zaman kaybetmeden kaçtıkları, geride kalanların alışkın oldukları koşullara yabancı bir dünyaya ayak uydurmaya zorlandıkları bu yeni yaşantı, insanın kendi çıkarları uğruna sualtı yaşamına ödettiği acı bir bedel. Boğaziçi ve Marmara’nın boğaz önü sularında yaşayan balıklara, İstanbul’un balıklarına bugüne kadar ödettiğimiz bedelse belki de en ağır olanıydı. Şehir büyüdükçe balıkların ödemek zorunda kaldıkları fatura daha da kabardı.


100 Soruda Çevre ve Çevre Sorunları
Yakın Yaşam

Deniz tabanına yerleşen tutunucu canlıların aksine balıklar, çevrelerinde meydana gelen değişimlere hızla tepki verirler. Bu nedenle bir bölgedeki balık bolluğu, deniz kirliliğinin bölge üzerindeki etkisini ortaya koyan duyarlı bir değişken ya da gösterge olarak kullanılabilir. Balıkların deniz kirliliğine karşı verdikleri hızlı tepki, daima kaçma ya da uzaklaşma şeklinde gelişmez. Bölge kirlendikçe bazı balık türleri burayı terkederken, diğer bazıları aynı bölgede kalmayı tercih ederler. Deniz suyunun kimyasal özellikleri, dip yapısı, zemin kalitesi, ayrıca av organizmalarının çeşitliliği gibi ortam koşulları insan etkisiyle sil baştan şekillenirken, ortaya çıkan yeni koşullara uyum sağlayabilen balıklar kirlenen bölgede kalabilir ve giderek kalabalıklaşabilirler.

Çoğumuz eti kokuyor diye kefal balığını yemeyi sevmeyiz. Ancak kefalin kokmasına neyin yol açtığını derinlemesine düşünenlerimizin sayısı yok denecek kadar az. Normalde eti beyaz ve çok lezzetli olan kefalden yayılan ağır kokuya, evlerde, fabrikalarda, hatta boğazdan geçen gemilerde başlayan bir kirletme süreci yol açıyor. Yüzbinlerce evin kanalizasyonu… Sanayi atıkları… Gemilerden boşaltılan sintine… Hepsi biraraya geldiğinde ortaya nasıl bir çamur deryası çıktığını hayal etmek zor değil.

Zamanla deniz tabanını bütün cıvıklığıyla kaplayan balçık tabakası bir kurbağayı bile tiksindirecek kadar iğrenç. Dip organizmalarıyla beslenen kefal balığı, çoğunlukla kurtçuklar ve küçük kabuklulardan oluşan avlarını yakalarken azar azar çamur da yutar. Dipteki temiz çamuru kirleten zehirli kokteyl zamanla kefalin dokularına işleyerek onun doğal kokusunu yok eder ve geride bozuk balığı aratmayan bir koku bırakır.

Kaynak:NTV Tarih:12.02.2010
Güncel yazının Devamını Okumak için Tıklayınız... Bu Yazı 2562 kişi tarafından okunmuştur.

Google Grupları
E-posta: Bu grubu ziyaret et
Tüm Konu Başlıklarımız
ilgili Etiketler
HasanKabasakal istanbul NTV



Yorumlar

Henüz bir yorum eklenmemiştir. İlk Yorumu siz ekleyin.

Adınız:
   
   
Yorumunuz:


En çok okunan makaleler
Son makaleler
SOSYAL ve ÇEVRE MUHASEBESİ ( 16108 ) Devamı
BAFA GÖLܒNÜN BALIKLARI NEDEN ÖLÜYOR ( 11398 ) Devamı
22 Mart 2011 Dünya Su Günü ( 8778 ) Devamı
Kelebekler Vadisi, 'kelebeklerin ada ülkesi' ( 8726 ) Devamı
'Marmara depreminde kaç kişi öldü? ( 8037 ) Devamı
Zeytin alanında altın yolculuğu ( 7924 ) Devamı
Doğal Alanlar Yaşam Alanlarımızdır, Dünya Mirasıdır ve Bizlere Emanettir ( 7353 ) Devamı
Dünya Sulak Alanlar günü ( 7117 ) Devamı
Bütün sorunlar bahçede çözülür ( 6565 ) Devamı
Türkiye'nin Beypazar devrimi..! ( 6408 ) Devamı
Prof. Dr. Güniz AKINCI KESİM - DOĞADA ÇÖZÜM BEKLEYEN YARALAR… ( 6317 ) Devamı
800 Yıllık Pazar ( 6079 ) Devamı
Dr. Arpat Özgül 'Marmot'un Gözüyle 'İklim değişikliği ( 5500 ) Devamı
Yaşar KEMAL - Doğaya düşman olan bir ülke olduk ( 5419 ) Devamı
Engin GÜNEYSU - Hasankeyf ( 5291 ) Devamı
Oraya da otel olmasın! ( 2355 ) Devamı
Çarşı Geyve'de katliama karşı ( 2571 ) Devamı
Petrol önemli de su önemsiz mi? ( 2188 ) Devamı
Her şey eşit ve adaletli olacak ( 2999 ) Devamı
Orman 100 yılda olur ( 2411 ) Devamı
Bizi sıcak ve kurak bir yıl daha mı bekliyor? ( 1597 ) Devamı
Sosyal belediyecilik ( 2234 ) Devamı
Dostlar alışverişte görsün! ( 2093 ) Devamı
Gala Gölü ( 2427 ) Devamı
İstanbul Betonlaşmadır ( 3070 ) Devamı
Buğday mı yenir, kömür mü? ( 2521 ) Devamı
Ortada ÇED yok nükleer santral için çalışmalar sürüyor ( 2243 ) Devamı
Çerkezköy Organize TÜBİTAK’a ‘kirlilik karnesi’ hazırlatıyor ( 2339 ) Devamı
Barış için Hasankeyf ( 2190 ) Devamı
Termal terapiyi etkili kullanmak ( 2739 ) Devamı


Su Bilgi ve Yaşam
Flag Counter